Kastamonu Ahlat Köyü Cinayetinde Çarpıcı Mütalaa: Haksız Tahrik
Kastamonu'da 2023'te balta ile öldürülerek dereye atılan Satı Doğruoğlu cinayetinde savcı, haksız tahrik indirimi talep etti. Mütalaada cinayetin tek kişi...
Kastamonu'nun Merkeze bağlı Ahlat köyünde 2023 yılında yaşanan ve tüm Türkiye'nin dikkatini çeken, 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu'nun balta ile öldürülerek çuval içinde dereye atılması olayına ilişkin davada önemli bir gelişme yaşandı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, olayın haksız tahrik altında işlendiği gerekçesiyle cinayetle suçlanan sanıklar Behice Ç., eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç. için indirimli ceza talep ederek, yargılama sürecinde tahliye edilen Bayram Ç. ve Ümit Ç.'nin de yeniden tutuklanmasını istedi. Bu mütalaa, davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Olay, 17 Temmuz 2023 tarihinde Ahlat köyünde meydana gelmiş, evden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Satı Doğruoğlu'nun cansız bedeni, günler sonra dere yatağında bir çuvalın içerisinde bulunmuştu. Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından titizlikle yürütülen soruşturma sonucunda, çuvalın sürüklenme izlerinin Behice Ç.'ye ait samanlığa kadar uzandığı tespit edilmişti. Bu tespit üzerine Behice Ç., eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç. gözaltına alınarak 'kasten öldürme' suçundan tutuklanmış ve haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Davanın 11'inci duruşmasında açıklanan mütalaa, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve cinayetin arka planındaki sır perdelerini aralamaya yönelik önemli ipuçları sundu.
Samanlık Cinayetinin Detayları ve Jandarma Soruşturması
Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, dere yatağında bulunan çuvaldaki cansız bedenin 57 yaşındaki Satı Doğruoğlu'na ait olduğunu belirledikten sonra geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay yerindeki ve çevredeki detaylı incelemelerde, çuvalın sürüklenme izlerinin Ahlat köyündeki Behice Ç.'ye ait samanlığa kadar yaklaşık 293 metrelik taşlık ve engebeli bir arazide devam ettiği tespit edildi. Samanlıkta yapılan detaylı araştırmada ise Satı Doğruoğlu'nun balta veya nacak benzeri bir cisimle en az üç kez başına vurularak öldürüldüğü ve ardından cesedinin çuvala konularak dereye atıldığı ortaya çıktı. Bu bulgular ışığında, jandarma ekipleri samanlığın sahipleri Behice Ç. ile eşi Bayram Ç. ve oğlu Ümit Ç.'yi cinayet şüphelisi olarak gözaltına aldı. Şüpheliler, adli makamlarca tutuklanarak yargılanmaya başlandı.
Mütalaada HTS Kayıtları ve Fiziksel İmkansızlık Vurgusu
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 11'inci duruşmasında Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında önemli noktalara değindi. Otopsi raporları, HTS kayıtları, keşif tutanakları ve bilirkişi raporlarını detaylıca değerlendiren savcı, yaklaşık 80 kilogram ağırlığındaki maktulün samanlıktan dere yatağına kadar 293 metrelik engebeli arazide tek bir kişi tarafından sürüklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti. Mütalaada, sanık Behice Ç.'nin maktulün başına sadece bir kez vurduğu yönündeki beyanına rağmen, otopsi raporunda maktulün kafasında birden çok vuruş izine rastlanmasının çelişki oluşturduğu vurgulandı. Ayrıca, sanık Ümit Ç. ile babası Bayram Ç.'nin olay günü köyden ayrılarak kesim alanına gittikleri yönündeki savunmalarına karşın, HTS kayıtlarının sanıkların telefonlarının olay saatinde köy sınırları içerisinden sinyal verdiğini gösterdiği ifade edildi. Bu durum, sanıkların birlikte hareket ettikleri yönündeki şüpheleri güçlendirdi.
Sanıkların İddiaları ve Hukuki Savunmalar
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Behice Ç., maktul Satı Doğruoğlu'nun samanlığa gelerek kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını iddia ederek, 'Namusumu korudum. Eşim ve oğlumun olayla hiçbir ilgisi yoktur' şeklinde ifade verdi. Mütalaayı kabul etmediğini belirten Behice Ç., katılanların ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını ve kendilerinin para peşinde olduğunu öne sürdü. Diğer sanıklar Bayram Ç. ve Ümit Ç. de mütalaayı kabul etmeyerek beraatlarını talep etti. Ümit Ç., olay günü ve saatinde evde olmadığına dair tanık beyanları, güvenlik kamerası görüntüleri ve HTS kayıtları gibi somut delillerin bulunduğunu iddia ederek, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Sanık avukatları da iddia makamının mütalaasını kabul etmeyerek, yazılı savunma hazırlamak üzere mahkemeden süre talep ettiler ve müvekkillerinin olayda iştiraklerinin olmadığını, hatta olay yerinde dahi bulunmadıklarını ispatladıklarını dile getirdiler.
Maktul Yakınlarının Adalet Talebi ve Avukatların Değerlendirmesi
Maktul Satı Doğruoğlu'nun oğlu O. Doğruoğlu ve kızı N.K., duruşmada adalet taleplerini yineledi. O. Doğruoğlu, babasının 180 boyunda, iri yarı bir adam olduğunu belirterek, 'Bu kadın bu işi tek başına yapamaz' diyerek tüm sanıkların cezalandırılmasını istedi. N.K. ise sanık Behice Ç.'nin aşamalardaki ifadelerindeki çelişkileri takip ettiklerini ve cinayeti tek başına işlemediğini düşündüklerini ifade etti. Katılan vekili Av. Osman Yiğit Çınaroğlu, mütalaayı dinlerken yaşadığı duygusal anları dile getirerek, 'Mütalaa ile birlikte bu yüküm hafifledi' dedi. Cinayetin sanıklar tarafından birlikte işlendiğine dair delillerin mütalaada ayrıntılı olarak yer almasından memnuniyet duyduğunu belirten Çınaroğlu, tüm sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasını ve tahliye edilenlerin yeniden tutuklanmasını talep etti. Bu açıklamalar, maktul yakınlarının ve avukatlarının davaya olan inançlarını ve adalet beklentilerini net bir şekilde ortaya koydu.
Bundan Sonraki Süreç ve Hukuki Beklentiler
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunma hazırlamak üzere süre talebinde bulunması üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme, tutuklu sanık Behice Ç.'nin tutukluluk halinin devamına, yargılama sürecinde tahliye edilen Bayram Ç. ile oğlu Ümit Ç.'nin ise adli kontrol şartlarının devamına karar verdi. Bu erteleme, tarafların hukuki argümanlarını daha detaylı sunabilmeleri için bir fırsat sunarken, kamuoyu da davanın seyrini ve verilecek nihai kararı büyük bir merakla bekliyor. Savcılığın haksız tahrik indirimi talebi ve cinayetin tek kişi tarafından işlenmediği yönündeki tespiti, davanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir. Hukuki süreç, tüm delillerin ve savunmaların titizlikle değerlendirilmesinin ardından verilecek kararla netlik kazanacak.