Kastamonu Bozkurt ve Abana'da Ezine Deresi Koku Krizi Büyüyor
Kastamonu Bozkurt ve Abana'daki Ezine Deresi’ne dökülen atıklar ağır kokuya yol açıyor. Vatandaşlar çevre kirliliği ve sağlık riskine karşı çözüm bekliyor.
Kastamonu'nun sahil şeridinde yer alan iki önemli ilçesi Bozkurt ve Abana arasından geçen Ezine Deresi, son günlerde artan hava sıcaklıklarıyla birlikte ciddi bir çevre kirliliği ve halk sağlığı sorunuyla gündeme gelmeye başladı. Bölge sakinleri, dereye kontrolsüzce bırakılan kanalizasyon atıklarının dayanılmaz bir kokuya ve ekolojik bir yıkıma yol açtığını belirterek yetkililere sesleniyor. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla kronikleşen bu sorun, hem yerel halkın günlük yaşamını felç ediyor hem de bölgenin turizm potansiyelini ciddi şekilde tehdit ediyor. Vatandaşlar, yıllardır süregelen bu kirliliğin artık geçici pansumanlarla değil, kalıcı ve bilimsel bir çözüme kavuşturulmasını bekliyor.
Olayın fitili, bölgede yaşayan duyarlı vatandaşların sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar ve şikayetlerle ateşlendi. Mehmet Şenol isimli bir vatandaşın, Ezine Deresi’ndeki kirliliği ve yayılan ağır kokuyu belgelemesi üzerine bölgedeki tepkiler kısa sürede çığ gibi büyüdü. Şenol, kuş gözlemi yapmak amacıyla gittiği dere kenarında, kokunun yoğunluğu nedeniyle nefes almakta dahi zorlandığını ve bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldığını ifade ederek durumun vahametini gözler önüne serdi. Kanalizasyon atıklarının doğrudan dere yatağına boşaltılması, sadece koku değil, aynı zamanda dere ekosisteminin de tamamen çökmesine neden olan bir çevre felaketi olarak nitelendiriliyor.
Ezine Deresi'nde Zehirli Gaz Tehlikesi
Dereden yayılan kötü kokunun sadece bir konfor sorunu olmadığı, aynı zamanda ciddi bir kimyasal tehlike barındırdığı belirtiliyor. Şikayetlerini dile getiren vatandaşlar, dereye bırakılan atıklardan yayılan hidrojen sülfür gazına dikkat çekiyor. Hidrojen sülfür, renksiz ancak son derece keskin ve zehirli bir gaz olarak biliniyor. Uzmanlar, bu gazın uzun süre solunmasının insan sağlığı üzerinde solunum yolu rahatsızlıklarından nörolojik etkilere kadar pek çok olumsuz sonuç doğurabileceği konusunda uyarıyor. Ezine Deresi’nin artık adeta "açık bir kanalizasyon kanalına" dönüştüğünü savunan ilçe sakinleri, bu durumun özellikle çocuklar ve yaşlılar için büyük bir risk oluşturduğunu vurguluyor.
Bozkurt ve Abana Arasında Ortak Kirlilik Sorunu
Sorunun temelinde, Bozkurt ve Abana ilçelerinin kanalizasyon altyapısının Ezine Deresi ile olan doğrudan bağlantısı yatıyor. İddiaya göre, her iki ilçenin de atık suları arıtılmadan veya yetersiz arıtma sistemleriyle doğrudan dere yatağına deşarj ediliyor. Geçmiş yıllarda yapılan ıslah çalışmaları ve temizlik faaliyetleri bir dönem nefes aldırsa da, altyapıdaki eksiklikler ve sistemin sürdürülemez olması nedeniyle kirlilik yeniden baş gösterdi. Özellikle dere yatağında biriken atıklar, havaların ısınmasıyla birlikte fermente olarak çevreye ağır kokular yayarken, aynı zamanda haşere ve sineklerin üreme noktası haline geliyor. Bu durum, bölgede salgın hastalık riskini de beraberinde getiriyor.
Turizm Sezonu Öncesi Büyük Risk
Abana ilçesi, Kastamonu’nun yaz aylarında en çok turist çeken noktalarından biri olma özelliği taşıyor. Ancak Ezine Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü nokta, aynı zamanda halkın denize girdiği plajlara oldukça yakın bir mesafede bulunuyor. Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, dereden denize akacak olan kanalizasyon atıklarının deniz kirliliğine yol açacağı ve yüzme alanlarını sağlıksız hale getireceği tahmin ediliyor. Bölge esnafı ve turizmciler, koku ve kirlilik sorununun çözülmemesi durumunda turist kaybı yaşanmasından ve bölge ekonomisinin büyük darbe almasından endişe ediyor. Çevre kirliliğinin sadece doğayı değil, bölgenin ekonomik geleceğini de kararttığı ifade ediliyor.
Altyapı Önceliği ve Yetkililere Çağrı
Bölge halkı, yerel yönetimlerin estetik çalışmalara verdiği önemi altyapı projelerine de kaydırması gerektiğini savunuyor. Park, bahçe ve yürüyüş yolu gibi görsel projelerin değerli olduğunu ancak halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirten vatandaşlar, "derin deniz deşarjı" veya "biyolojik arıtma tesisi" gibi projelerin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor. Geçmişte yaşanan sel felaketlerinin altyapı sistemlerine zarar verdiği bilinse de, aradan geçen süre zarfında bu yaraların sarılmaması ve kalıcı bir çözüm üretilmemesi eleştiri konusu oluyor. Yetkililerin, Ezine Deresi’ni eski temiz günlerine döndürecek kapsamlı bir eylem planını ne zaman devreye alacağı merakla bekleniyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Ezine Deresi’ndeki bu krizin çözümü için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel belediyelerin koordineli bir çalışma yürütmesi bekleniyor. Kısa vadede dere yatağında yapılacak temizlik çalışmaları kokuyu bir nebze azaltsa da, uzun vadede modern bir arıtma tesisinin kurulması kaçınılmaz görünüyor. Kastamonu Valiliği ve ilgili kurumların konuyla ilgili bir inceleme başlatıp başlatmayacağı, bölge halkı tarafından yakından takip ediliyor. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, Ezine Deresi sadece bir koku kaynağı değil, aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesini tamamen bozan kronik bir yara haline gelmeye devam edecek.