Bizi Takip Edin
DOLAR: 46.1688
EURO: 53.4381
STERLIN: 62.0156
160×600
160×600
Ana Sayfa Gündem Kastamonu Devrekani Çiftçisinden Buğday Fiyatına Sert Tepki

Kastamonu Devrekani Çiftçisinden Buğday Fiyatına Sert Tepki

Kastamonu Devrekani Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu, buğday fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını belirtti. Artan maliyetler nedeniyle...

Giriş: 14.06.2026 12:22 | Güncelleme: 14.06.2026 12:22
Gündem
Kastamonu Devrekani Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu, buğday fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını …
728×90

Kastamonu'nun önemli tarım merkezlerinden Devrekani'de, Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu, açıklanan buğday alım fiyatlarına yönelik çiftçilerin büyük hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi. Üreticilerin beklentilerinin çok altında kalan 16 bin 500 liralık fiyatın, artan maliyetler karşısında çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Türkoğlu, "Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır!" uyarısında bulundu. Bu tepki, bölgedeki tarım sektörünün içinde bulunduğu kritik durumu gözler önüne serdi.

Devrekani ve çevresindeki çiftçiler, mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik gibi temel girdilerdeki astronomik artışlarla boğuşurken, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan buğday alım fiyatının mevcut ekonomik koşullarla örtüşmediğini ifade ediyor. Yıllık emeklerinin karşılığını alamayan çiftçiler, gelecek üretim dönemleri için ciddi endişeler taşırken, bu durumun Türkiye'nin gıda güvenliği açısından da risk oluşturabileceği vurgulanıyor.

Devrekani Ziraat Odası'ndan Maliyet Vurgusu ve Sert Eleştiri

Devrekani Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu, yaptığı detaylı açıklamada, çiftçinin bir yıllık emeğinin ve alın terinin karşılığının bu rakam olmaması gerektiğini net bir dille ifade etti. Türkoğlu, "Mazot, gübre, tohum, ilaç ve işçilik maliyetleri her geçen gün katlanarak artarken, açıklanan 16 bin 500 liralık fiyat, üreticiyi adeta hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu rakam ne üreticiyi memnun etmiş ne de gelecek yıl için bir umut ışığı yakmıştır" sözleriyle üreticinin yaşadığı mağduriyeti gözler önüne serdi. Bölge çiftçisinin zaten yüksek maliyetlerle üretim yaptığını hatırlatan Türkoğlu, açıklanan fiyatın üreticiyi cezalandırır nitelikte olduğunu öne sürdü. Bu durumun, çiftçinin kazanmaktan çok zarar etme endişesi taşıdığı bir ortam yarattığını ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirtti.

Gıda Güvenliği İçin Çiftçiye Destek Çağrısı

Başkan Türkoğlu, buğday fiyatının günümüz ekonomik şartları ve üretim maliyetleri dikkate alınarak acilen yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Üreticinin sesine kulak verilmediği takdirde, Kastamonu Devrekani bölgesindeki çiftçilerin önümüzdeki yıllarda ekim yapmaktan vazgeçme noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, sadece bölgesel bir sorun olmaktan çıkıp, Türkiye'nin genel gıda güvenliğini tehdit edebilecek boyutlara ulaşabileceği endişesini taşıdığını dile getirdi. Türkoğlu, "Türkiye'nin gıda güvenliği için çiftçinin desteklenmesi şarttır. Üreticinin emeği hak ettiği değeri görmelidir" diyerek yetkililere bir kez daha çağrıda bulundu. Buğdayın temel bir gıda maddesi olduğu ve fiyat politikasının doğrudan halkın sofrasına yansıdığı göz önüne alındığında, bu çağrının önemi daha da artıyor.

Bölgedeki Tarımsal Üretimin Geleceği ve Beklentiler

Kastamonu ve özellikle Devrekani gibi tarım ağırlıklı bölgelerde, çiftçinin refahı ve üretim motivasyonu, yerel ekonominin can damarını oluşturuyor. Açıklanan buğday fiyatlarının yarattığı memnuniyetsizlik, sadece buğday üreticilerini değil, dolaylı olarak bölgedeki diğer tarım kollarını ve genel ekonomik yapıyı da olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Çiftçilerin üretimden çekilmesi, tarım arazilerinin boş kalması ve gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın artması gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple, yerel yöneticiler ve merkezi hükümetten, çiftçilerin maliyetlerini hafifletecek ve ürünlerine hak ettikleri değeri verecek adımlar atılması bekleniyor. Sübvansiyonlar, düşük faizli krediler ve girdi maliyetlerinde indirimler gibi destekleyici politikaların hayata geçirilmesi, çiftçinin üretim şevkini yeniden kazanması için kritik öneme sahip.

Çiftçi Kesiminden Ortak Ses: 'Sofralar Boş Kalmasın'

Devrekani Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu'nun "Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır" sözleri, bölgedeki tüm çiftçi kesiminin ortak endişesini ve çağrısını yansıtmaktadır. Bu ifade, sadece bir fiyat eleştirisi olmanın ötesinde, tarımsal üretimin stratejik önemini ve çiftçinin toplum için vazgeçilmez rolünü vurgulamaktadır. Üreticiler, devletin tarım politikalarını belirlerken sahadaki gerçekleri göz ardı etmemesi gerektiğini, aksi takdirde uzun vadede çok daha büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini belirtiyor. Bölge halkı da çiftçinin bu haklı taleplerine destek vererek, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının konuya duyarlılık göstermesini beklemektedir. Kastamonu'nun tarımsal potansiyelinin tam olarak değerlendirilebilmesi ve sürdürülebilir bir gıda arzının sağlanabilmesi için çiftçinin emeğinin karşılığını alması elzemdir.

Yetkililere Acil Çağrı ve Geleceğe Yönelik Adımlar

Kastamonu Devrekani Ziraat Odası Başkanı Engin Türkoğlu, açıklanan fiyatın sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, yetkilileri üreticinin beklentilerine uygun yeni bir değerlendirme yapmaya davet etti. Bu çağrı, sadece buğday fiyatları özelinde değil, genel tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği yönünde geniş bir perspektif sunmaktadır. Kısa vadede, buğday alım fiyatlarının revize edilmesi ve çiftçiye ek desteklerin sağlanması beklenirken, uzun vadede ise tarımsal üretim planlamasının, girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmasının ve çiftçiye yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Kastamonu'nun tarımsal kimliğini koruyarak, gelecek nesillere verimli topraklar ve güçlü bir tarım mirası bırakmak için atılacak adımlar büyük bir dikkatle takip edilecektir.

Benzer Haberler

Gündem
Haber Akışı Ayrı sayfada aç ›

Kastamonu Cide'de Milli Maç Coşkusu Sonrası Çevre Kirliliği Tepkisi

Kastamonu Cide'de milli maç etkinliği sonrası Atatürk Parkı'nda oluşan çevre kirliliği büyük tepki çekti. Vatandaşlar, yetkililerden benzer durumlara karşı...

Giriş: 14.06.2026 11:42
Gündem
Kastamonu Cide'de Milli Maç Coşkusu Sonrası Çevre Kirliliği Tepkisi

Kastamonu'nun Cide ilçesinde, Türkiye Milli Takımı'na destek amacıyla Atatürk Parkı'nda düzenlenen ve yüzlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşkuya sahne olan etkinlik, sona erdiğinde geride bıraktığı görüntülerle tepkilere neden oldu. Yoğun katılımın ardından parkın dört bir yanına yayılan yiyecek ambalajları, içecek kutuları ve çeşitli atıklar, kamusal alanların kullanımı ve çevre bilinci konusunda ciddi soruları gündeme getirdi. Bu olumsuz tablo, milli birlik ve beraberlik ruhuyla gerçekleştirilen bir organizasyonun ardından yaşanan duyarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Vatandaşlar, milli maç heyecanını doyasıya yaşadıkları bu tür etkinliklerin, çevre temizliği konusunda da aynı hassasiyetle yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle kamuya ait ortak yaşam alanlarında oluşan bu kirliliğin, toplumun genel çevre bilinci seviyesini de yansıttığını belirten ilçe sakinleri, yetkililerin ve organizatörlerin gelecekte benzer durumların önüne geçmek için daha etkin önlemler almasını talep etti. Etkinliğin amacına gölge düşüren bu görüntüler, toplumsal sorumluluk ve çevresel sürdürülebilirlik konularında daha fazla farkındalık yaratma ihtiyacını ortaya koydu.

Cide Atatürk Parkı'ndaki Yoğun Katılım ve Sonrası

Cide Belediyesi tarafından organize edilen ve ilçe halkının büyük ilgi gösterdiği milli maç izleme etkinliği, Atatürk Parkı'nı adeta bir şölen alanına çevirdi. Akşam saatlerinde başlayan ve maç süresince zirveye çıkan coşku, parkın her köşesinde hissedildi. Ancak maçın bitimiyle birlikte yaşanan hüzün ve sevinç karışımı duyguların yerini, sabah saatlerinde parkta ortaya çıkan kirlilik manzarası aldı. Parkın yeşil alanları, oturma bankları ve yürüyüş yolları, adeta bir çöplüğe dönmüş vaziyetteydi. Bu durum, etkinliğin ruhuna ve milli değerlere yakışmayan bir tablo çizdi ve ilçe sakinlerinin büyük tepkisini çekti.

Çevre Bilinci ve Toplumsal Sorumluluk Tartışmaları

Cide'de yaşanan bu olay, kamuya açık alanların temizliği ve kullanımı konusundaki toplumsal bilinci bir kez daha tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu tür kitlesel etkinliklerde katılımcıların bireysel sorumluluklarını yerine getirmesinin yanı sıra, organizatörlerin de yeterli çöp kutusu temini ve etkinlik sonrası temizlik hizmetleri konusunda proaktif davranması gerektiğini belirtiyor. Çevre kirliliğinin sadece estetik bir sorun olmanın ötesinde, halk sağlığı ve ekolojik denge üzerinde de olumsuz etkileri olduğu düşünüldüğünde, bu konuya daha stratejik bir yaklaşımla eğilinmesi gerektiği vurgulanıyor.

Yerel Yönetimlerden ve Vatandaşlardan Beklentiler

Olayın ardından Cide Belediyesi'ne ve ilgili kurumlara yönelik, benzer etkinliklerde çevre bilincini artırıcı tedbirler alınması yönünde çağrılar yükseldi. Vatandaşlar, belediyenin etkinlik öncesinde ve sırasında çevre temizliği konusunda uyarılarda bulunmasını, daha fazla çöp konteyneri yerleştirmesini ve etkinlik sonrası hızlı bir temizlik operasyonu başlatmasını bekliyor. Ayrıca, halkın da bu tür organizasyonlara katılırken kendi atıklarını toplaması veya belirlenen noktalara bırakması konusunda daha duyarlı davranması gerektiği ifade ediliyor. Bu beklentiler, hem yerel yönetimin hem de toplumun ortak sorumluluğuna işaret ediyor.

Etkinliklerin Sürdürülebilirliği ve Gelecek Adımlar

Cide'de yaşanan bu talihsiz durum, gelecekte düzenlenecek benzer etkinliklerin planlanmasında önemli bir ders niteliği taşıyor. Milli maç coşkusunu yaşatan organizasyonların, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Belediyenin, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak çevre eğitimi ve farkındalık kampanyaları düzenlemesi, uzun vadede daha bilinçli bir toplum yaratılmasına katkı sağlayabilir. Etkinlik alanlarına geri dönüşüm kutularının yerleştirilmesi ve atık ayrıştırma teşviklerinin yapılması gibi adımlar, hem çevrenin korunmasına yardımcı olacak hem de Cide'nin doğal güzelliklerinin gelecek nesillere aktarılmasını güvence altına alacaktır.

Toplumsal Duyarlılık ve Çevresel Hassasiyetin Önemi

Milli maç gibi toplumsal birlikteliği sağlayan etkinliklerin, aynı zamanda çevresel hassasiyetin de bir göstergesi olması beklenmektedir. Cide'deki bu olay, vatandaşların milli duygularla bir araya geldiği anlarda dahi çevreye karşı sorumluluklarını unutmamaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. Gelecekte, bu tür organizasyonların hem coşkuyu hem de çevre bilincini bir arada yaşatacak şekilde planlanması, Cide halkının ortak beklentisidir. Yetkililerin ve vatandaşların el birliğiyle, milli değerlere sahip çıkarken doğaya da saygılı bir tutum sergilemesi, Cide'nin örnek bir ilçe olma yolunda ilerlemesini sağlayacaktır.

Sıradaki haber yükleniyor...
Bu kategoride akışın sonuna geldiniz.
160×600
160×600