Bizi Takip Edin
DOLAR: 46.1688
EURO: 53.4381
STERLIN: 62.0156
160×600
160×600
Ana Sayfa Siyaset Kastamonu'nun Demir Yolu ve Kalkınma Umutları Tükeniyor mu?

Kastamonu'nun Demir Yolu ve Kalkınma Umutları Tükeniyor mu?

Giriş: 13.06.2026 05:22 | Güncelleme: 13.06.2026 05:22
Siyaset
Kastamonu'nun Demir Yolu ve Kalkınma Umutları Tükeniyor mu?
728×90

Kastamonu'nun uzun yıllardır süregelen demir yolu hayali ve kalkınma umutları, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte bir kez daha hüsrana uğramış durumda. Kastamonu Kalkınma Vakfı'nın (KKV) genel kurul öncesi gerçekleştirdiği istişare toplantısında ana gündem maddesi olan 'Kastamonu'nun Ulusal Demir Yolu Ağına Bağlanması' konusu, mevcut Türkiye Ulusal Demir Yolu Ağı Projesi'nde Kastamonu'nun yer almamasıyla büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu durum, şehrin ekonomik ve sosyal gelişimine yönelik beklentileri derinden sarsarken, yerel yöneticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının çabalarının yetersizliği tartışmalarını da beraberinde getirdi.

1992 yılında kurulan ve o günden bu yana valilerin başkanlık ettiği Kastamonu Kalkınma Vakfı, şehrin topyekûn kalkınmasına katkıda bulunmayı amaç edinmişti. Ancak, Türkiye'nin 2053 vizyonu doğrultusunda 28 bin 500 kilometreye çıkarılması hedeflenen devasa ulusal demir yolu projesinde, Ankara-Afyonkarahisar-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep gibi öncelikli hatlar arasında Kastamonu'nun adının geçmemesi, şehirdeki umutları adeta söndürdü. Eski İçişleri Bakanı Murat Başesğioğlu'nun Kastamonu'nun da bu ağa eklenmesi yönündeki çağrıları ve baskıları, yerel halkın ve gurbetçilerin beklentilerini bir kez daha dile getirirken, somut bir adım atılamaması derin bir endişe kaynağı oldu.

Kastamonu'nun 100 Yıllık Demir Yolu Hasreti ve Güncel Durum

Kastamonu'nun demir yolu hayali, Cumhuriyet'in ilk yıllarına, hatta daha öncesine dayanıyor. 1927 yılında Kastamonu'dan bir heyetin Ankara'ya giderek demir yolunun kente uzatılmasını talep etmesi, bu hasretin ne denli köklü olduğunu gösteriyor. Kurtuluş Savaşı'nda sağladığı lojistik destek ve şehit sayısıyla önemli bir rol oynayan Kastamonu'nun bu talebi, o dönemde ne yazık ki karşılık bulamamıştı. Bugün, Türkiye'nin uluslararası lojistik ve ulaştırma alanında bir 'Orta Koridor' merkezi olma hedefiyle mega hatlar ve yüksek hızlı tren ağları inşa edilirken, Kastamonu'nun bu devasa projenin dışında kalması, şehrin geleceği açısından kritik bir soru işareti oluşturuyor. Çankırı'ya demir yolu ağı ulaşırken, Kastamonu'nun bu imkândan mahrum kalması, özellikle turizm ve ekonomik kalkınma potansiyelini ciddi şekilde etkiliyor.

Ulaşım Engelleri ve Turizm Potansiyelinin Körelmesi

Şehrin ulusal demir yolu ağına bağlanamaması, sadece yük taşımacılığı değil, aynı zamanda turizm potansiyeli için de büyük bir engel teşkil ediyor. Havalimanının beklenen hareketliliği sağlayamaması, kış aylarında sefer iptalleri ve sınırlı uçuş noktaları, Kastamonu'ya ulaşımı zorlaştırıyor. Özellikle İstanbul'un Anadolu yakasında yaşayan Kastamonuluların Avrupa yakasından uçmak zorunda kalması, gurbetçilerin memleketleriyle bağlarını zayıflatıyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından Kastamonu, Çankırı ve Sinop'ta yürütülen alternatif turizm destek programları kapsamında Özel Karaelmas Ekspresi ve Turistik Tuz Ekspresi gibi tren rotalarıyla yüzlerce yolcu taşınsa da, KUZKA'nın merkezi Kastamonu olmasına rağmen şehrin kendisinin demir yolu ağına entegre olamaması büyük bir çelişki olarak öne çıkıyor. Bu durum, Osmanlı Sadrazamı Halil Rıfat Paşa'nın 'Gidemediğin yer senin değildir' sözünü akıllara getirerek, ulaşım altyapısının eksikliğinin şehrin sahip olduğu değerleri de erişilmez kıldığını gösteriyor.

Yatırım Projelerindeki Akıbet ve Ballıdağ Hastanesi Sorunu

Kastamonu'nun kalkınma mücadelesi sadece demir yoluyla sınırlı değil; Ballıdağ Hastanesi ve Özel Uğurlu Hastanesi gibi önemli projeler de yıllardır çözülemeyen sorunlar yumağına dönüşmüş durumda. Ballıdağ Hastanesi'nin yeniden hayat bulması için İş İnsanı Cengiz Aygün ile yapılan sözleşmenin iptal edilmesi ve hastanenin yıkılması nedeniyle projenin yeniden ihale edilmesi gerekliliği, Daday ilçesi için büyük bir umut kaynağının tükenmesine yol açtı. Milletvekili Halil Uluay'ın 'devletin orada yapabileceği bir şeyi kalmadı' açıklaması, yerel halkın iş ve sağlık beklentilerini boşa çıkarırken, Tarım ve Orman Bakanı'nın Kastamonulu olmasına rağmen çözüm bulunamaması tepkilere neden oluyor. Özel Uğurlu Hastanesi'ndeki ruhsat ve bina karmaşası da, şehrin bir araya gelme ve sorun çözme beceriksizliğinin bir başka göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Kastamonu'nun Geleceği ve Göç Sorunu

Şehirdeki bu tür atıl kalmış projeler ve çözümsüzlükler, Kastamonu'nun göç veren bir şehir olmasının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aş, iş ve sağlık bekleyen insanların umutlarının her geçen gün sönmesi, gençlerin ve nitelikli iş gücünün şehri terk etmesine zemin hazırlıyor. İnsanlar kendilerini güvende, özgür ve değerli hissetmedikleri, iş bulamadıkları bir yerde kalmak istemiyorlar. Kastamonu Kalkınma Vakfı'nın kuruluş amacında yer alan sosyal, kültürel ve ekonomik nitelikli her türlü teşebbüsü teşvik etme ve destekleme misyonu, mevcut durumda tam olarak yerine getirilemiyor gibi görünüyor. Şehrin kalkınma yolunda ilerleyebilmesi için yerel aktörlerin 'bir ve beraber' hareket etmesi, coğrafi zorlukların ötesinde, içsel engelleri aşması büyük önem taşıyor.

Beklentiler ve Atılması Gereken Adımlar

Kastamonu'nun kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için acil ve kararlı adımlar atılması gerekiyor. Öncelikle, Ulusal Demir Yolu Ağı Projesi'ne Kastamonu'nun dahil edilmesi yönündeki siyasi baskıların ve lobicilik faaliyetlerinin artırılması elzemdir. Eski bakan Murat Başesğioğlu'nun çağrısı doğrultusunda, tüm Kastamonuluların bu konuda tek ses olması ve güçlü bir kamuoyu oluşturması gerekmektedir. Ballıdağ ve Uğurlu Hastanesi gibi atıl kalmış projelerin akıbetinin netleştirilmesi, yeni ve şeffaf ihale süreçleriyle bu tesislerin bir an önce faaliyete geçirilmesi, Daday ve çevre ilçelerdeki istihdam ve sağlık hizmetleri ihtiyacını karşılayacaktır. Ayrıca, Kastamonu Kalkınma Vakfı'nın daha aktif rol alarak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası arasında güçlü bir koordinasyon sağlaması, şehrin potansiyelini harekete geçirmek için kritik öneme sahiptir. Kırık Tüneli ve İnebolu Tüneli gibi bekleyen altyapı projelerinin hızlandırılması da, ulaşım sorununa kalıcı çözümler sunarak Kastamonu'nun 'gidilebilen' ve 'sahip çıkılan' bir şehir olmasını sağlayacaktır.

Benzer Haberler

Siyaset
Haber Akışı Ayrı sayfada aç ›

Kastamonu'da Siyasi Yorum: Kılıçdaroğlu Kalsaydı CHP Kaybederdi

Kastamonu'da yapılan siyasi yorumda, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanı kalsaydı, partinin Kastamonu'yu yerel seçimlerde kazanamayacağı iddia edildi.

Giriş: 06.06.2026 16:42
Siyaset
Kastamonu'da Siyasi Yorum: Kılıçdaroğlu Kalsaydı CHP Kaybederdi

Kastamonu siyaset sahnesinde dikkat çeken bir yorum, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun liderliği ve 2023 yerel seçim sonuçları üzerine yeniden alevlenen tartışmaları gündeme taşıdı. Siyasi analist Küçük, parti içi "mutlak butlan" kararının ardından hız kazanan genel başkanlık değişiminin, bazı kritik illerin kaderini doğrudan etkilediğini savundu. Özellikle Kastamonu özelinde yaptığı değerlendirme, yerel siyaset çevrelerinde büyük yankı uyandırırken, CHP'nin geleceğine dair farklı perspektifleri de beraberinde getirdi.

Küçük'ün açıklamaları, CHP'nin 2023 yerel seçimlerindeki performansını mercek altına alarak, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık koltuğunda kalması durumunda tabloya nasıl bir etki yapacağını irdeledi. Bu iddialar, parti tabanında ve kamuoyunda uzun süredir devam eden liderlik sorgulamalarını yeniden canlandırdı. Kuzeykent bölgesinde dahi dikkat çeken listeler ve parti içi dinamikler, Küçük'ün değerlendirmelerinin sadece bir siyasi yorumdan öte, geniş bir analizin parçası olduğunu gösterdi.

CHP'deki Liderlik Değişimi ve Yerel Seçimlere Etkisi

CHP içinde yaşanan 'mutlak butlan' kararı, parti tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu kararın ardından başlayan liderlik değişimi süreci, hem parti örgütlerinde hem de kamuoyunda geniş yankı buldu. Küçük, bu değişimin 2023 yerel seçim sonuçlarına yansımalarını değerlendirirken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlıkta kalması halinde Kastamonu, Kilis ve Adıyaman gibi şehirlerde CHP'nin zafer elde edemeyeceği yönündeki kesin iddiasını dile getirdi. Bu tür yorumlar, parti içindeki ideolojik ve stratejik ayrılıkları da gözler önüne seriyor, aynı zamanda parti tabanının değişim beklentilerini de yansıtıyor.

Küçük'ün bu sert çıkışı, sadece mevcut siyasi tabloyu değil, aynı zamanda geçmiş seçim stratejilerini ve liderlik tercihlerini de sorgulatıyor. Partinin yerel yönetimlerdeki gücünü artırma hedefi doğrultusunda atılan adımların, liderlik değişimiyle nasıl bir ivme kazandığı veya kaybedebileceği üzerine derinlemesine bir tartışma başlatılmış durumda. Özellikle Kastamonu gibi stratejik öneme sahip şehirlerdeki seçim sonuçları, bu tür analizlerin ne denli gerçekçi olduğunu ortaya koyan önemli birer gösterge niteliğinde.

Siyasi Analizin Arka Planı ve Kamuoyundaki Yansımaları

Küçük'ün değerlendirmeleri, sadece bir siyasetçinin veya analistin kişisel görüşü olmaktan öte, CHP'nin son dönemdeki genel başkanlık tartışmalarının ve parti içi dinamiklerinin bir özeti niteliğindedir. Parti içindeki 'mutlak butlan' kararının ardından gelişen olaylar zinciri, Kılıçdaroğlu dönemine dair eleştirel bir bakış açısını güçlendirmiştir. Bu eleştiriler, partinin gelecekteki yol haritası ve seçim stratejileri üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olabilir. Kamuoyunda, özellikle yerel seçim başarılarının yeni liderlik dönemine bağlanması, bu tür yorumlara olan ilgiyi artırmaktadır.

Kastamonu özelinde yapılan bu yorumlar, yerel siyasetin nabzını tutan gazeteciler ve siyaset bilimcileri tarafından da yakından takip edilmektedir. Zira, bir partinin genel başkanının, yerel seçimlerdeki potansiyel etkisi, o şehrin siyasi yapısını ve seçmen tercihlerini doğrudan etkileyebilir. Küçük'ün 'Kılıçdaroğlu kalsaydı kesinlikle alamazdı' şeklindeki iddialı açıklaması, Kastamonu'da CHP'nin mevcut konumunu ve gelecekteki hedeflerini de tartışmaya açmıştır. Bu durum, yerel basında ve sosyal medyada geniş bir yorum ve analiz trafiği oluşturmuştur.

Kastamonu Siyasetine Etkileri ve Yerel Seçmen Dinamikleri

Küçük'ün Kastamonu özelindeki bu yorumu, şehirdeki siyasi denklemleri ve seçmen davranışlarını yeniden gözden geçirmeye neden oldu. Yerel seçimlerde partilerin genel başkanlarının karizması ve liderlik becerileri, adayların şansını doğrudan etkileyen önemli faktörlerden biridir. Kastamonu gibi muhafazakar seçmen yapısına sahip şehirlerde, liderlik algısı ve parti imajı, genel seçimlerden daha fazla ağırlık taşıyabilir. Küçük'ün iddiası, Kılıçdaroğlu'nun bu algıyı yeterince yönetemediği veya değiştiremediği yönünde bir çıkarımı da barındırıyor.

Kastamonu'da Kuzeykent gibi farklı mahallelerdeki seçmen listeleri ve demografik yapı da bu tür siyasi analizlerin temelini oluşturur. 2 bin 160 kişilik bir listeden bahsedilmesi, yerel dinamiklerin ne kadar detaylı incelendiğini göstermektedir. Bu bağlamda, Küçük'ün açıklamaları sadece bir siyasi eleştiri olmaktan öte, Kastamonu'daki yerel seçmenlerin eğilimlerini ve parti tercihlerini anlamak adına önemli bir veri sunmaktadır. CHP'nin Kastamonu'daki potansiyelini değerlendirirken, genel başkanlık faktörünün ne denli kritik olduğu bu yorumlarla bir kez daha ortaya konmuştur.

Gelecek Perspektifi: CHP'nin Kastamonu Stratejisi

Küçük'ün bu yorumları, CHP'nin Kastamonu ve benzeri şehirlerdeki gelecek stratejilerini de tartışmaya açmıştır. Yeni genel başkanlık döneminde partinin yerel yönetimlerdeki hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için izleyeceği yollar büyük önem taşımaktadır. Eski liderliğin seçim sonuçları üzerindeki olası etkileri üzerine yapılan bu analizler, partinin önümüzdeki dönemde nasıl bir iletişim stratejisi izlemesi gerektiği konusunda ipuçları sunmaktadır. Kastamonu gibi şehirlerdeki yerel dinamikleri iyi okuyarak, seçmenle daha güçlü bağlar kurmak, CHP için kritik bir öncelik olacaktır.

Parti yöneticileri ve yerel örgütler, Küçük'ün dile getirdiği endişeleri ve tespitleri dikkate alarak, gelecekteki seçim çalışmalarını şekillendirebilir. Halkın beklentileri, yerel sorunlara getirilen çözümler ve güçlü aday profilleri, Kastamonu'da başarıya ulaşmanın anahtarı olacaktır. Kılıçdaroğlu dönemine dair yapılan bu eleştirel değerlendirmeler, yeni liderliğin geçmiş hatalardan ders çıkararak, parti tabanını ve genel kamuoyunu daha iyi kucaklaması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Kastamonu'daki siyasi gelişmeler, CHP'nin ulusal düzeydeki değişim sürecinin bir yansıması olarak da okunabilir.

Sıradaki haber yükleniyor...
Bu kategoride akışın sonuna geldiniz.
160×600
160×600