Bizi Takip Edin
DOLAR: 46.1688
EURO: 53.4381
STERLIN: 62.0156
160×600
160×600
Ana Sayfa Gündem Kastamonu'dan Toplumun Özünden Kopuşuna Tarihi Bakış: 200 Y…

Kastamonu'dan Toplumun Özünden Kopuşuna Tarihi Bakış: 200 Yıl

Kastamonu'dan yansıyan bir düşünce yazısı, Türk toplumunun 200 yıllık özünden kopuş sürecini tarihi olaylarla inceliyor. Cemil Meriç'ten alıntılarla...

Giriş: 26.05.2026 16:42 | Güncelleme: 26.05.2026 16:42
Gündem
Kastamonu'dan yansıyan bir düşünce yazısı, Türk toplumunun 200 yıllık özünden kopuş sürecini tarihi olaylarla inceliyor…
728×90

Kastamonu yerel basınından yankılanan önemli bir düşünce yazısı, Türk toplumunun geçmişten günümüze uzanan dönüşümünü ve özünden kopuşunu derinlemesine ele alıyor. Ünlü mütefekkir Cemil Meriç'in "Yaprak ağaçtan düşünce, rüzgârın oyuncağı olurmuş" sözüyle başlayan bu analiz, toplumun köklerinden uzaklaşmasının acı faturasını tarihi olaylarla ilişkilendiriyor. Yazıda, 'Kitapçı Baba' olarak anılan bir düşünürün de "Bir toplumu özünden ve kökünden kopardıktan sonra istediğin tarafa vur. Çünkü o toplumun bir futbol topundan farkı yoktur" ifadeleriyle, toplumsal kimliğin erozyona uğraması üzerine çarpıcı bir tespit ortaya konuluyor.

Metin, bu derin ah çekişi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un "Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!" dizeleriyle harmanlayarak, geçmişteki görkemli günlerden günümüzdeki savrulmuşluğa uzanan süreci sorguluyor. Toplumun, yani cemiyetin, ümmetin ve milletin, ne yazık ki gün geçtikçe özünden ve kökünden koparılarak oradan oraya sürüklendiği vurgulanıyor. Bu kritik sürecin yaklaşık 200 yıl önce başladığına dikkat çekilerek, yakın tarihimizin dönüm noktalarına ışık tutuluyor.

Toplumsal Dönüşümün Tarihi Kırılma Noktaları

Türk toplumunun özünden koparılış sürecinin ilk büyük kırılma noktalarından biri olarak 1826 yılı işaret ediliyor. Bu dönemde Sultan II. Mahmud'un Yeniçeri Ocağı'nı topla-tüfekle ortadan kaldırması, geleneksel yapının kökten değişime uğramasının başlangıcı kabul ediliyor. Bu hadisenin ardından Tanzimat Fermanı gibi batılılaşma hareketlerinin hız kazandığı belirtiliyor. Yazar, bu batılılaşma sürecini 'Batıl/laşma' olarak nitelendirerek, modernleşme adı altında özgün değerlerden uzaklaşmaya vurgu yapıyor. II. Mahmud'un ve ardından tahta geçen Sultan Abdülmecid döneminde, Mustafa Reşid Paşa gibi isimlerin etkisiyle Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesi, toplumdaki bozulmanın daha da derinleşmesine yol açan önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.

Tanzimat Fermanı'nın 'batıllaşma' fermanı olduğu ve toplumda nifaka sebep olduğu dile getirilirken, bu süreçten sonra ortaya çıkan Jön Türkler ve İttihat ve Terakki gibi hareketlerin de toplumsal bozulmayı çığ gibi büyüttüğü ifade ediliyor. Özellikle İttihat ve Terakki'nin 1908'de darbeyle iktidara gelmesinden sonra Osmanlı Devleti'nin yedi yıl gibi kısa bir sürede nasıl darmadağın olduğu, Arnavutluk ve Selanik dahil birçok Balkan ülkesi ve şehrinin kaybedildiği hatırlatılıyor. Bu tarihi süreç, toplumun özünden kopuşunun ve batılılaşma adı altındaki 'Batıllaşma'nın bir dönüm noktası olarak öne çıkarılıyor.

Dünden Bugüne Toplumsal Çöküş ve Yükseliş Beklentisi

Yazı, 1923 yılından bugüne uzanan dönemin de toplumsal bozulmada önemli bir evre teşkil ettiğini belirtiyor. 1826'dan 2026'ya uzanan 200 yıllık sürecin, asil ve kutlu Türk toplumunu bir cendereye soktuğu ve 726 yıl süren Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan sonra bu hale gelindiği yorumu yapılıyor. Dünya'ya örnek olan ve nizam veren bir devletin halden hale sokulması, derin bir üzüntüyle dile getiriliyor. Osmanlı Devleti'nin kuruluş (1300-1453), yükseliş (1453-1683) ve çöküş (1683-1923) dönemleri gibi, Türk toplumunun da kuruluş (1300-1453), yükseliş (1453-1826) ve çöküş (1826-2026) dönemlerinden geçtiği ileri sürülüyor.

Ancak bu karamsar tabloya rağmen, yazar geleceğe dair umutlu bir bakış açısı sunuyor. İnşallah bu çöküşün bu yıldan itibaren son bulacağı ve tekrar yükselişin başlayacağı dile getiriliyor. Toplumun, 'Top/lum' olmaktan, yani bir futbol topu gibi sağa-sola savrulmaktan kurtarılacağı ve asli hüviyetine döndürüleceği inancı vurgulanıyor. Bu büyük dönüşümü sağlayacak olanların ise okuyucular olduğu belirtilerek, Al-i İmran Suresi'nin 110. ayeti kerimesi hatırlatılıyor: "Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah'a inanırsınız." Bu ayetteki 'Siz' tanımının önemine değinilerek, bu tanıma uyan Müslümanların çoğalması temennisiyle yazı son buluyor.

Toplumsal Kimliğin Yeniden İnşası ve Gelecek Vizyonu

Yazı, sadece geçmişi eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğe dair bir vizyon da sunuyor. Toplumun kendi öz değerlerine dönerek, pasif bir 'top' olmaktan çıkıp aktif bir 'ümmet' kimliğine bürünmesi gerektiği mesajı veriliyor. Bu dönüşümün, bireysel ve toplumsal bilinçlenme ile mümkün olacağı vurgulanıyor. Özellikle genç nesillerin, tarihi derinliği ve kültürel mirası doğru anlaması, özgün kimliğin yeniden inşasında kilit rol oynayacağı ifade ediliyor. Yazar, bu sürecin sancılı ancak kaçınılmaz olduğunu, aksi takdirde toplumsal savrulmanın devam edeceğini ima ediyor.

Eser, modernleşme adı altında yaşanan kültürel yozlaşmanın ve batılılaşma sürecinin, aslında bir 'batıllaşma' olduğu tezini güçlü bir şekilde savunuyor. Bu tezin temelinde, toplumsal değerlerin, ahlaki normların ve inanç sistemlerinin zamanla aşındığı fikri yatıyor. Toplumun, kendi tarihsel ve kültürel köklerinden beslenerek, evrensel değerlerle uyumlu ancak özgün bir sentez oluşturması gerektiği düşüncesi, yazının ana eksenini oluşturuyor. Bu bağlamda, siyasi liderliklerin ve aydınların, toplumsal diriliş sürecindeki sorumluluklarına da dolaylı yoldan işaret ediliyor.

Kastamonu'dan Yükselen Ses: Toplumsal Uyanış Çağrısı

Kastamonu'dan yükselen bu düşünce yazısı, sadece yerel bir perspektiften değil, tüm Türkiye'yi ilgilendiren evrensel bir çağrıyı temsil ediyor. Toplumun karşı karşıya olduğu kimlik bunalımına ve kültürel erozyona dikkat çekerek, okuyucuları derin bir muhasebeye davet ediyor. Yazar, bu uyanışın, bireylerin kendi iç dünyalarında başlayarak topluma yayılacak bir hareketle mümkün olacağına inanıyor. Özellikle dini ve ahlaki referanslara yapılan vurgu, bu uyanışın manevi boyutunu da öne çıkarıyor. Gelecek nesillerin, geçmişten ders çıkararak daha güçlü, daha bilinçli ve daha özgün bir toplum inşa etme potansiyeline sahip olduğu umudu, yazının temel motivasyonunu oluşturuyor.

Bu bağlamda, yazarın aktardığı "Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah'a inanırsınız" ayeti, toplumsal sorumluluğun ve aktif vatandaşlığın dini bir vecibe olarak algılanması gerektiğini vurguluyor. Makale, okuyucuları sadece birer izleyici olmaktan çıkarıp, değişimin ve dönüşümün aktif birer parçası olmaya davet ediyor. Bu çağrı, toplumun sadece siyasi veya ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir dirilişe ihtiyaç duyduğunun altını çiziyor. Kastamonu'dan yükselen bu ses, Türkiye genelinde toplumsal tartışmalara yeni bir boyut katma potansiyeli taşıyor.

Benzer Haberler

Gündem
Haber Akışı Ayrı sayfada aç ›

Kastamonu İl Özel İdaresi'ne 11 Yeni Personel Katıldı: Görev Başladı

Kastamonu İl Özel İdaresi, bünyesine 3 dozer operatörü, 3 greyder operatörü, 1 kaynak ustası, 1 konkasör operatörü, 2 sondör ve 1 harita mühendisi olmak...

Giriş: 13.06.2026 12:02
Gündem
Kastamonu İl Özel İdaresi'ne 11 Yeni Personel Katıldı: Görev Başladı

Kastamonu İl Özel İdaresi, bünyesine katılan 11 yeni daimi işçi için özel bir tanışma ve bilgilendirme programı düzenledi. Kurumun toplantı salonunda gerçekleştirilen bu önemli buluşmanın ardından, yeni görevlerine başlayan personel, Kastamonu'nun çeşitli birimlerinde ve şantiyelerinde aktif olarak çalışmaya başladı. Bu adım, İl Özel İdaresi'nin hizmet kapasitesini artırma ve Kastamonu genelindeki altyapı ve üstyapı hizmetlerini daha etkin bir şekilde yürütme hedefinin bir parçası olarak değerlendirildi. Yeni katılanların, kurumun köklü yapısına hızlıca adapte olmaları ve kamu hizmetine katkı sunmaları bekleniyor.

Gerçekleştirilen programda, kurumun üst düzey yöneticileri ve sendika temsilcileri de hazır bulunarak yeni çalışanlara hayırlı olsun dileklerini iletti. Personel alımı, Kastamonu'nun coğrafi yapısı ve hizmet ihtiyaçları göz önünde bulundurularak teknik ve uzmanlık gerektiren alanlarda yoğunlaştı. Bu kapsamda, dozer ve greyder operatörlerinden kaynak ustasına, konkasör operatöründen sondöre ve harita mühendisine kadar geniş bir yelpazede uzmanlık alanlarına sahip bireyler İl Özel İdaresi ailesine katıldı. Bu çeşitlilik, kurumun sahadaki operasyonel gücünü önemli ölçüde artıracak nitelikte bulunuyor.

Kastamonu İl Özel İdaresi Kadrosu Güçlendi

Kastamonu İl Özel İdaresi'nin istihdam ettiği 11 yeni personel, kurumun çeşitli departmanlarında görev alacak. Yeni katılanlar arasında 3 dozer operatörü, 3 greyder operatörü, 1 kaynak ustası, 1 konkasör operatörü, 2 sondör ve 1 harita mühendisi bulunuyor. Bu uzmanlık alanları, özellikle kırsal kesimdeki yol yapım ve bakım çalışmaları, altyapı projeleri ve doğal kaynak araştırmaları gibi kritik hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için büyük önem taşıyor. Toplamda 11 kişilik bu takviye, kurumun sahadaki iş gücünü ve teknik yeterliliğini artırarak Kastamonu'nun her köşesine ulaşan hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefliyor. Yeni personelin, kurumun mevcut tecrübeli kadrosuyla entegrasyonu sayesinde projelerin daha hızlı ve verimli tamamlanması bekleniyor.

Sorumluluk Bilinci ve Kurumsal Kimlik Vurgusu

Tanışma programında konuşan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nida Sinsi, yeni personelin artık büyük bir ailenin parçası olduğunu vurguladı. Sinsi, kamu hizmetinin taşıdığı ağır sorumluluğun altını çizerek, göreve başlayanların bilgi ve yetenekleriyle bu pozisyonlara hak kazanarak geldiklerini belirtti. Konuşmasında, personelin görevlerini yerine getirirken devlete ve millete karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine değinen Sinsi, Kastamonu'nun en uzak noktalarında dahi kurumun temsil edileceğini ifade etti. Yeni çalışanların sergileyeceği çalışma anlayışının ve davranışlarının, kurumun köklü kurumsal kimliğini yansıtacağını belirterek tüm personele yeni görevlerinde üstün başarılar diledi. Bu açıklamalar, yeni personelin sadece teknik yeterlilikleriyle değil, aynı zamanda etik değerler ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerektiği mesajını taşıyordu.

Paydaş Görüşleri ve Sendikal Destek

Programda söz alan Yol-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Sadık Düzgün de Kastamonu İl Özel İdaresi'nin yıllara dayanan tecrübesi ve köklü geçmişiyle bölgeye önemli hizmetler sunduğunu ifade etti. Düzgün, kurum yönetimi ile sendika arasındaki uyumlu çalışma ortamının, çalışanların hakları ve çalışma koşulları açısından büyük bir avantaj sağladığını dile getirdi. Bu iş birliğinin, hem personelin motivasyonunu artırdığını hem de kurumun genel verimliliğine olumlu katkıda bulunduğunu vurguladı. Yeni personeller adına konuşan Vedat Dündar ise kendilerine emanet edilen bu önemli görevleri layıkıyla yerine getirmek için azimle çalışacaklarını belirtti. Dündar, özellikle kullanacakları iş makineleri ve ekipmanları koruma konusunda büyük bir hassasiyet göstereceklerini ve Kastamonu halkına en iyi hizmeti sunmak için büyük bir sorumluluk üstlendiklerini ifade etti.

Kastamonu'ya Hizmet ve Gelecek Beklentileri

Yeni personelin katılımıyla Kastamonu İl Özel İdaresi'nin, özellikle yol yapım, bakım, kırsal altyapı ve doğal kaynak yönetimi gibi alanlarda daha hızlı ve etkin çözümler üretmesi bekleniyor. Bu takviye, Kastamonu'nun geniş coğrafyasında yaşayan vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesini doğrudan etkileyecek. Yeni çalışanların teknik bilgi ve saha deneyimleriyle kurumun mevcut projelerine ivme kazandıracağı, böylece Kastamonu'nun kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacağı öngörülüyor. Toplantı, birim müdürlerinin yeni personele yönelik teknik bilgilendirmeleri ve soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Program sonunda, yeni işçiler görev yapacakları birimlere ve şantiyelere uğurlanarak mesailerine başladı, Kastamonu'ya hizmet etme yolculukları resmen başlamış oldu.

Sıradaki haber yükleniyor...
Bu kategoride akışın sonuna geldiniz.
160×600
160×600