Kastamonu Tosya'da Kamu Arazisi Özelleştirmesine Sert Tepki
Kastamonu Tosya'da sağlık yatırımı yapılması beklenen eski jandarma binasının özelleştirme kapsamına alınması CHP kanadından sert tepkiyle karşılandı.
Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, daha önce sağlık yatırımı yapılacağı yönünde kamuoyuna taahhütlerde bulunulan eski İlçe Jandarma Komutanlığı binasının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile özelleştirme kapsamına alınması, bölge siyasetinde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. CHP Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan, yaptığı kapsamlı yazılı açıklama ile mülkiyeti kamuya ait olan bu değerli alanın ticari amaçlarla satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Tosya halkının en temel ihtiyaçlarından biri olan sağlık hizmetleri için kullanılması planlanan 1207 metrekarelik stratejik alanın, bir gece operasyonu gibi görülen kararla özelleştirme idaresine devredilmesi, ilçe sakinleri ve yerel siyasetçiler arasında derin bir hayal kırıklığına neden oldu.
Sürecin başından bu yana şeffaf yürütülmediğini ve halkın yanıltıldığını savunan Özcan, daha önce bölgeye Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi yapılacağına dair verilen sözlerin havada kaldığını ifade etti. Kastamonu genelinde benzer özelleştirme kararlarının art arda gelmesi, kamu varlıklarının korunması noktasında endişeleri artırırken, Tosya'daki bu son gelişme bardağı taşıran son damla olarak nitelendiriliyor. İlçenin tam merkezinde yer alan ve sosyal donatı alanı olarak büyük potansiyel taşıyan bu taşınmazın, kamu yararı yerine sermaye odaklı bir yaklaşımla değerlendirilmesi, yerel muhalefetin ana eleştiri odağını oluşturuyor.
Tosya'da Sağlık Yatırımı Beklentisi ve Hayal Kırıklığı
Tosya halkı, yıllardır ilçedeki sağlık altyapısının güçlendirilmesini ve modern bir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'ne kavuşmayı bekliyordu. Eski İlçe Jandarma Binası olarak kullanılan alanın, bu amaçla tahsis edileceği yönündeki resmi söylemler, vatandaşlar nezdinde büyük bir memnuniyetle karşılanmıştı. Ancak gelinen noktada, sağlık yatırımı müjdesinin yerini özelleştirme ve satış kararına bırakması, verilen sözlerin ciddiyetini sorgulatır hale getirdi. Mehmet Sami Özcan, açıklamasında bu duruma dikkat çekerek, "Dün halka 'hastane olacak' denilen bir yerin, bugün 'satılık ilanına' çıkarılması, Tosya halkının iradesine ve ihtiyaçlarına vurulmuş bir darbedir" ifadelerini kullandı.
Özellikle pandemi sonrası dönemde sağlık tesislerinin öneminin bir kez daha anlaşıldığı bir konjonktürde, kamuya ait binaların hastane yerine ticari işletmelere dönüştürülme ihtimali, ilçedeki sosyal dengeleri de olumsuz etkileyebilir. Tosya'nın nüfus yoğunluğu ve çevredeki yerleşim yerlerine olan merkezi konumu düşünüldüğünde, bu alanın sağlık hizmeti dışında bir amaçla kullanılması, uzun vadede ilçenin gelişimine engel teşkil edecektir. Özcan, bu kararın sadece bir gayrimenkul satışı olmadığını, aynı zamanda Tosya'nın geleceğinden çalınan bir yatırım fırsatı olduğunu vurguladı.
Özelleştirme Kararının Arka Planı ve Kastamonu Örneği
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile alınan bu kararın kapsamı sadece Tosya ile sınırlı kalmadı. Benzer bir sürecin Kastamonu Rehabilitasyon Hastanesi alanı için de işletilmesi, il genelinde sistematik bir özelleştirme politikasının uygulandığını gösteriyor. CHP Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan, Kastamonu genelindeki bu eğilimin kamu hizmet kalitesini düşüreceğini savundu. Özcan, 1207 metrekarelik bu alanın büyüklüğü ve konumu itibarıyla iştah kabartan bir rant kapısı olarak görüldüğünü iddia ederek, kamuoyunun bu konuda uyanık olması gerektiğini belirtti.
Sürecin idari ve hukuki boyutlarını da eleştiren Özcan, kararın yerel dinamikler dikkate alınmadan Ankara'dan masa başında alındığını savundu. Yerel yönetimin ve ilçe halkının görüşü alınmadan yapılan bu tür tasarrufların, toplumsal barışı ve kamuya olan güveni zedelediği ifade ediliyor. Kastamonu'nun genelinde sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetlerine ayrılması gereken alanların birer birer özelleştirme kapsamına alınması, gelecekte kentin ihtiyaç duyacağı genişleme alanlarının da yok edilmesi anlamına geliyor.
Siyasi Tepkiler ve Şeffaflık Eleştirileri
Mehmet Sami Özcan'ın açıklamalarında en çok vurguladığı noktalardan biri de "şeffaflık" oldu. Kamu mülklerinin satışı gibi kritik kararların, halkın gözü önünde ve tartışmaya açık bir şekilde yapılması gerektiğini belirten Özcan, "Sessiz sedasız alınan bu kararlar, hangi hesapların yapıldığını gizleme çabasıdır" dedi. Tosya'nın ihtiyacının rant değil, nitelikli kamu yatırımı olduğunu hatırlatan ilçe başkanı, siyasi iktidarın yerel temsilcilerini de bu konuda sessiz kalmakla suçladı.
Özcan, açıklamasının devamında şu değerlendirmelere yer verdi: "Kamuya ait bir taşınmazın, halkın doğrudan faydalanacağı bir sağlık hizmetine dönüştürülmesi gerekirken, ticari bir enstrümana çevrilmesi Tosya’nın ihtiyaçlarına değil, başka hesaplara hizmet etmektedir. Üstelik geçmişte ‘onay alındı, çalışmalar yapılıyor’ denilen bir projenin akıbetiyle ilgili hiçbir şeffaf açıklama yapılmadan böyle bir karar alınması, kamuoyunun güvenini zedelemektedir." Bu sözler, ilçe genelinde geniş bir yankı bulurken, sivil toplum kuruluşlarının da konuya müdahil olması bekleniyor.
Sürecin Geleceği ve Beklenen Adımlar
Özelleştirme kararının ardından Tosya'da gözler, bu kararın iptali veya revize edilmesi için atılacak adımlara çevrildi. CHP kanadı, bu konunun takipçisi olacaklarını ve hukuki zeminlerde gerekli itirazların yapılması için kamuoyu oluşturacaklarını duyurdu. Tosya halkının talebi, söz verildiği gibi bu alanın tam teşekküllü bir sağlık tesisi olarak ilçeye kazandırılması yönünde. Özcan, kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunarak, halkın yararının her türlü ticari kazancın üzerinde tutulması gerektiğini belirtti.
Bundan sonraki süreçte, ihale aşamasına geçilmeden önce kararın durdurulması için yerel düzeyde bir imza kampanyası veya benzeri demokratik tepkilerin oluşabileceği tahmin ediliyor. Tosya'nın gelecekteki sağlık vizyonunu doğrudan etkileyecek olan bu karar, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkı olan bir kamu malının korunması mücadelesine dönüşmüş durumda. Siyasi partiler, sendikalar ve yerel derneklerin bu süreçte nasıl bir tavır alacağı, özelleştirme kararının akıbetini belirleyecek ana unsur olacaktır.